Herkes Baba Olabilir mi?

Babalar Günü geldiğinde sosyal medya sevgi dolu mesajlarla dolup taşıyor.
"İyi ki varsın babam..." "Canım babam..." "Dünyanın en iyi babası..."
Ne güzel sözler bunlar.
Ama bugün biraz farklı bir yerden bakmak istiyorum.
Herkes baba olabilir mi?
Aslında soru bu.
Çocuk sahibi olmak, nüfus cüzdanına "baba" yazdırmak kolaydır. Ama baba olmak...
İşte o çok başka bir şeydir.
Baba olmak; sadece dünyaya bir evlat getirmek değildir. Bir çocuğun dünyasını güvenle doldurabilmektir.
Baba olmak; çocuğunun elinden tutabilmek, düştüğünde kaldırabilmek, korktuğunda yanında durabilmektir.
Baba olmak; evladının sadece karnını değil, yüreğini de doyurabilmektir.
Bazen bir baba, cebindeki son parayı evladının ihtiyacı için harcayan kişidir.
Bazen gece herkes uyurken geleceği düşünen sessiz bir kahramandır.
Bazen de hiçbir şey söylemeden varlığıyla güç veren bir çınardır.
Ama ne yazık ki herkes bunu başaramaz.
Çünkü baba olmak sadece bir sıfat değil, bir karakter meselesidir.
Sorumluluk almaktır.
Fedakârlıktır.
Merhamettir.
Sevgiyi hissettirebilmektir.
Bu yüzden bugün sadece çocuk sahibi olanları değil, gerçekten baba olabilenleri konuşmalıyız.
Evladına dürüstlüğü öğretenleri...
Emeğin değerini gösterenleri...
İyi insan olmayı miras bırakanları...
Çocuklarının hayatına iz bırakanları...
Belki de Babalar Günü'nün en anlamlı tarafı budur.
Bize hayat verenleri değil sadece, hayatımıza değer katanları hatırlamak...
Bugün hayatta olan babalarımızın kıymetini bilelim.
Aramızdan ayrılanları rahmetle analım.
Ve kendimize şu soruyu soralım:
"Baba olmak mı önemli, yoksa gerçekten baba olabilmek mi?"
İşte bütün mesele belki de tam burada başlıyor.
Babalar Günü kutlu olsun... Gerçek anlamda baba olabilen, sevgisiyle, emeğiyle ve duruşuyla evlatlarının hayatına ışık tutan bütün babaların günü kutlu olsun.