- Son yıllarda yolcu beklentilerinin yükselmesi ve rekabetçi farklılaşma ihtiyacıyla birlikte, uçak içi yiyecek–içecek kalitesinde kayda değer bir iyileşme yaşanması.
- Uçak içi ikramın, markaların yüksek değerli tüketicilere kontrollü ve ayrıcalıklı bir ortamda ulaşabildiği premium bir kanal olarak konumlanması.
- Havacılık sektöründe gıda hikâyeleştirmeciliğinin yükselişiyle birlikte, havayolu şirketlerinin özgünlük, köken, sürdürülebilirlik ve akılda kalıcılık unsurlarını yansıtan ürünlere artan ilgi göstermesi.
“Uçak içi ikram, premium ve yüksek katma değerli bir kanal. Bu alandaki üst düzey alıcıların TUTTOFOOD’da yer alması, fuarın geleneksel bir tarım ve gıda fuarından küresel ölçekte tanınan bir gıda tedarik platformuna dönüşümünün somut bir göstergesi. TUTTOFOOD, bu sektörü bir araya getirerek; inovasyonun, yükselen trendlerin ve uluslararası büyümenin katalizörü olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, yeni pazar fırsatlarını değerlendirmeye çalışan ve Horeca kanalını hedefleyen yiyecek–içecek şirketlerinin tam olarak aradığı şey.”SUBU Connect Kurucusu ve Direktörü Matt McCabe ise şu değerlendirmede bulundu:
“Küresel yolcu trafiğinin 2043 yılına kadar 17,7 milyara, 2053 itibarıyla ise 22,3 milyara ulaşmasının öngörüldüğü bir ortamda, yüksek kaliteli uçak içi yiyecek–içecek hizmetlerine olan talep artmaya devam edecek. Bu büyüme, hem üreticiler hem de havayolu catering şirketleri için uzun vadeli fırsatlar yaratıyor.” Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı